3 Eylül 2010 Cuma

Miss Tanpınar






















                    Bu rüya gibi bahçeyi görünce 9 yaşında şair olacağım diye şiirler yazmaya başlayıp annemlere okumam aklıma geldi. Abimin edebiyat kitabından tesadüf eseri bulduğum bir şiir değiştirmişti hayatımı. Hemen bir bölümünü bir kağıda yazıp verdim anneme. Gözleri büyüdü, inanamadı, babama okuttu. O zamanlar sözlükle gezdiğim için kelimeleri bulup çıkarma ihtimalim vardı ama böyle bir şiiri gerçekten yetenekli bile olsam o yaşta yazabileceğimi sanmıyorum. Akşamına gerçekler ortaya çıktığında çoktan ezberime yerleşmişti Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bu şiiri, 14 senedir de hep canlı kaldı.


"...Ben zamanı gördüm, içimde ve dışımda sessiz çalışıyordu,
Bir mezar böyle kazılırdı ancak, yıldırımsız ve baltasız,
Bir orman böyle devrildi!
Ben zamanı gördüm, kaç bakışta bozdu hayalimi,
Ve kaç düşüncede!
Ben zamanı gördüm, şimşek gibi bir anın uçurumunda.

Kim tanır bizi şimdiden sonra,
Aydınlığı kıt gecemize, misafir olanlardan başka;
Kuru tahta üstünde bizimle paylaşanlar günlerimizi
Ve benim gözlerimle bakanlar güneşe ancak tanır bizi
Mor çemberlerin uçuştuğu akşam sularından!
Akşamın tek bir ağaç gibi, dal budak saldığı sular,
Çocukluk rüyalarının bahçesi!
Sakın kimse el sürmesin dallara,
Yapraklar, meyvalar olduğu gibi kalsın,
Benim uykum boyunca..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder