1 Eylül 2010 Çarşamba

"FALL"ing

















                          1 Eylül 2010. 20 derece,yağmur, rüzgar. Taşınma, ayrılma, mevsim bitişi, hayat rutini, beklenmedik gelişmeler, büyümek, dostları yurtdışına yollamak, sevdiklerimizi karşılamak, mücadele, belirsizlik, ısınan deniz suyundan faydalanma ihtiyacı, bayram-seçim karmaşası, yollar yollar. Bünye bir noktada iflas ediyor. İstiklal Cadde'sinde uyanıp, elindeki kuklayı oynatarak hayatı sorgulayan tiyatrocu adamın  yerindesin bir akşam önce, sonra kocasının yanında eşya gibi taşınan kadının, ne istediğini bilmeyen, önünü görmeyen, temelsiz binalar üzerine hayatını kondurmakta olan çocukları görüyorsun, c'est la vie diyen yüzeyselleri, ve yazın bittiğini.

Ben şarkıdaki gibi "her bahar aşık" olmam ama her sonbahar başlangıcında hüzün dolarım. Sonra Sezen Aksu devam eder,

"Oyuncak bebekleri sevmedim çok
Evcilik oynamayı
Alkışı sevdim
Bıçak sırtlarında dolaşmayı
Tehlikeli sularda seyredip pupa yelken
Geçici emniyetlere ulaşmayı

Kadınları, erkekleri, romanları
Hele başkaldıranları..."

FIBA, Şeker Bayramı, Referandum ve sınırsız yolculuklarla, dolu dolu Eylül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder