25 Kasım 2013 Pazartesi

Havuçlu Kek & Mimi'min Filtre Kahvesi

 
 
Havuçlu kek ve filtre kahve eşliğinde senede 2 kere olan buluşam gününü beklemek. İşte Mimi'ye son 7 senemizin en brief hali bu. Yıllar geçse ve beraberinde binlerce yenilik getirse de biz bunu filtre kahve ve havuçlu kekimizi alır öyle konuşuruz yüzümüzde bir tebessümle :)
 
 
Şimdi ben aniden patlayan apandisitim sonucu İzmir'de tüm gün yatar pozisyondayım ve senede 2. kez olan buluşmamızın haftasonu Mimi yine hasta ziyaretime havuçlu kek getirdi. Ben de tarifini unutmadan yazmak istedim, ne de olsa bizim için anlamı çok ama çok büyük..
 
1,5 bardak un
1,5 tatlı kaşığı baking powder
1,5 tatlı karşığı tarçın bir kapta karıştır.
 
2 yumurta, 1 bardak erimiş tereyağ (veya sıvıyağ) , 3/4 bardak şeker, 1 çay kaşığı vanilya karıştır.
 
2 karışımı birleştir
 
1,5 bardak ince rendelenmiş havuç
1,5 bardak ceviz
 
Küçük silikon kek kalıplarına 3/4'ü dolu olarak paylaştır, 180 derece önceden ısıtılmış fırında takip ederek pişir. (Yaklaşık 15 dk.)


17 Kasım 2013 Pazar

Cliche: Kıymalı Ispanak & Bulgur Pilavı

 
 
Kasım mutfağında geleneksel yemek faaliyetlerimize yenilerini eklemek üzere yola çıkıyoruz.
İşte Türk mutfağının cliche yemekleri ve özlemle tüketilişleri..
 
Kıymalı Ispanak:
 
Malzemeler
 
2 tahta kaşık zeytinyağı
1 orta boy soğan
1 demet ıspanak
250 gr. yağsız dana kıyma
1 avuç pirinç
1 çay bardağı su(optional)
domates püresi(Kış ayları için 1 kutu Tat domates püresi)
Tuz, karabiber
 
Yapılışı
 
1 orta boy soğan ufak küpler halinde doğranır. 
2 yemek kaşığı zeytinyağı çelik tencereye koyulur, soğanlar eklenir ve 3 dk. orta ateşte sarıya dönene kadar öldürülür.
Kıyma eklenir, tahta kaşığın tersi ile küçük parçalara ayrılana kadar ezilip çevrilir.(bu arada biraz karabiber değirmen ile eklenebilir.)
Kıyma suyunu salıp çekince domates püresi ve ıspanaklar eklenir. Tencerenin kapağı kapatılıp orta ateşte ıspanaklar tencerenin dibine çöküp renkleri değişene kadar bırakılır.
Sönen ıspanakların ardından tencere açılır 1 çay bardağı sıcak su ve 1 avuç yıkayıp süzülmüş pirinç ilave edilir. Ateş kısığa çevrilir.
Pirinçler de pişince altını kapatabilirsiniz, ready to go!
 
Bulgur Pilavı:
 
Malzemeler
1 bardak bulgur
1 soğan
1 kırmızı biber
2-3 yeşil biber
1 kaşık domates salçası veya yarım kutu tat domates püre
 
Yapılışı:
2 tahta kaşık zeytinyağda küp doğranmış soğanları öldür. Küp doğranmış biberleri ekle onları da
2-3 dk çevir. Domates salçasını ( veya püre ) ekle . 2 bardak su, tuz, karabiber koy. Su kaynayınca
Yıkanmış bulgurları koy. Pilav gibi önce tam sonra kısık ateşte pişir. Suyu bitince peçete koy,
15-20 dk. Demlendir
 
Buon appetitoooo :)
 
 


1 Eylül 2013 Pazar

Hello September, Am I Shaking?



Bugün gündemimde çok fazla konu var: Belki ilki sadece bugünü yaşayan, bugün kendilerine ne denileceğini önemseyen, yarını düşünmeyen, hırslı ve vaktiyle çok ezilmiş, hayata tutunamamış insanlar.. Ve onların bu kendini bilmez hareketleri doğrultusunda yaşananlar..

Üzülüyorum  böyle insanlara, günlük hayatımızda maruz kaldığımız insanlar, hatta devletin başına geçenler.. Huzurlu hayatımızın krampları.. Eylül'e başlarken anmak istemezdim onları ama kaçış yok, Dünya Barış Günü, elele tutunmayı , rengarenk merdivenlerde yürümeyi bile hor görüyorlar bizlere. Zira o kaldırımın grisi gri iç organları gibi, kansız, cansız, renksiz..

Yazın çok hızlı geçmesini kenara koyuyorum, bu sonbahar çok büyük krizlere gebe. Her anlamda hazırlıklı ve bilinçli olmak şart.

Vicdanının sesini dinleyen, prensip bataklığında boğulmamış güzel insanlar, bu dünyayı siz kurtaracaksınız.

Aklımda Zülfü Livaneli'nin sesi:

"bir kıyıdan baktım dünyaya
ellerimde tuz, avucumda sedef
bir mavilik, bir açıklık
özgürlük hasreti
yüreğime vuruyor...
nerede, nerede insanlar?
dünyayı güzellik kurtaracak
BİR İNSANI SEVMEKLE BAŞLAYACAK HERŞEY,
o üzüntü birden gelir
yağmurlu havalarda
yeniden kurarım dünyayı ben
kederlerle
kimseler aşık değil mi bu şehirde
dünyayı güzellik kurtaracak
BİR İNSANI SEVMEKLE BAŞLAYACAK HERŞEY,
hava, martılar, ışıklı şehir
sarhoş ediyor beni yosun kokusu
hilesiz kucaklamak istiyorum
dünyayı, şehri ve seni
dünyayı güzellik kurtaracak
bir insanı sevmekle başlayacak herşey"
Güzel bir sonbahar olsun..
 

14 Ağustos 2013 Çarşamba

Kısır Farkıyla


İlk kısırım vatana millete hayırlı olsun :)

Malzemeler:
3-4 adet taze soğan
1 limon
2 orta boy domates
5 adet ufak salatalık turşusu (bir avuç dolduracak kadar)
1 orta boy kuru soğan
2 tahta kaşık zeytinyağı
1 tepeleme yemek kaşığı biber salçası
1 tepeleme yemek kaşığı domates salçası
2 bardak (1 bardak=150 ml.) köftelik bulgur
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 çay kaşığı kırmızı biber
1 çay kağığı kimyon
1 çay kaşığı karabiber
Yarım çay kaşığı tuz

Yapılışı:
  • 2 bardak bulguru derin  bir kaseye koy, üzerine bulgur ile aynı hizaya gelecek şekilde kaynar su koy. (şişmesi için )40 dk bekle
  • Kuru soğanı küp küp doğra , tavaya 1 tahta kaşık zeytinyağı koyarak soğanı rengi değişip ölene kadar çevir (5-6 dk)
  • Biber ve domates salçasını ekle 3-4 dk. soğanla döndür.
  • Şişen bulgurun bulunduğu kaseye soğan ve salça karışımı ekle bulgurla karıştır.
  • İçine nane, kırmızı biber, karabiber, kimyon ve tuz ekle iyice karıştır.
  • 1 dolu tahta kaşık zeytinyağı ve 1 limon suyunu ekle karıştır.
  • Küçük küpler halinde kesilmiş turşuyu ekle
  • Taze soğanı incecik kıyıp üzerine ekle
  • 2 küçük küp halinde doğranmış domatesi ekle ve domatesleri ezmeden kısır içine karıştır

Buon appetitoooooo :)



 

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Bir Turna Olsam Yollara Vursam

              

Günlük sorumlulukların kamujlajı arkasından kendime dönebildiğimce çok sevdiğim dostumun dedesini sonsuza uğurlamasını paylaşıyorum bugün. 

Dünyadan ve yakın çevremizden ahlaklı,dürüst,iyi niyetli adamlar eksilirken koruyucu meleklerimiz de seyrelip gidiyor.. 

(Büyükbabamı rüyalarımda göremiyorum. Endişem beni unutması değil, sadece benim hayatın telaşesinde onun yokluğuna, o derin boşluğa alışkanlık geliştirmem, ne yazık..)

Kısa tanışıklığımızda yüzümü hep güldüren ve en önemlisi Miray gibi sevgi dolu, güzeller güzeli bir torun yetiştiren, çocukları ve torunlarına insanları daima sevmeyi öğreten güzel insan, nurlar içinde yat!


6 Haziran 2013 Perşembe

Gururluyum....

Tam gençlikten ümidimi kestiğim anda, Tam bizim nesil duyarsız bir gençlik yetiştirdi deyip dövündüğüm anda, Tam bitirdiler yurdumu dediğim anda, Öyle gümbür gümbür uyandıki gençler, Öyle akılcı eylemlerle sahip çıktılarki olaylara, Geçmişte tabanca, taş tüfek direnen nesilden çok ayrı olarak, Sevgi, saygı, akıl, mizah..... Ohhh dedim nihayet Emeklerimiz hiç boşa gitmemiş, Oyuncaklarıyla oynar sandığımız çocuklarımız Aslında can kulağıyla bizleri dinlermiş. Onların seline kapılıp sokaklarda, meydanlarda Gururla haykırmakta bize görev oldu sonunda.......

Hala Umut Var!

 

Bir haftadır hayatımda yaşadığın tedirginliklerin, öfkelerin, kalp kırıklıklarının, kuruntuların ne kadar önemsiz olduğunu, bu ufak dozun hayatımı etkilemesinin sadece 'tuzu kuruluk'tan meydana geldiğini öğrendim.

Bir haftadır 11 senedir yaşadığım sinir harbi geride bırakılabilir hale geldi. Camımı açıp komşularımla sohbet ettim, sokağa inip hiç tanımadığım insanlarla.. çok uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımı gördüm,daha fazla dinlemeye daha fazla sorgulamaya başladım.

Ne olursa olsun, tüm yorumlara rağmen sonucun Türkiye için iyi olacağına inancım tam. 1940'larda 70'lerde hatta 90'larda değiliz artık. Kendi söküğünü diken bir nesil, kendini her zamankinden daha hızlı toparlayan bir sistem var. Ne 10 sene geriye götürür farkındalık bizi ne de yolumuzu kaybettirir. İçimizdeki küçümsenen, uyuyan değil ama doğduğumuzdan beri uyutulmaya çalışılan devi ortaya çıkarır. Rant için, çıkar için değil, savunduğumuz değerler için olgunlaşmayı, yetiştireceğimiz bireyleri de bu doğrultuda yönlendirmemizi sağlar.

Bu güzel ülkede , bu güzel topraklarda vaktiyle ayrık otlarının büyümesine izin verilmişse biz başka bahçeler aramaya değil, kolları sıvayıp o otları temizlemeye soyunuruz. Zira tarih kaçışlar, felaket senaryoları üzerine değil mücadele temellerine oturmuştur hep.

Biz BİR olabildikçe böyle.. Hala UMUT VAR!