4 Ekim 2010 Pazartesi

Croissant


























Sabah kahvaltısında aylardır süren zinciri kırıp croissant aldım geçen gün. Büyük beklentiler, büyük hüsranlar getirirmiş. Bagete nutella sürmediğimiz kaldı sadece. Tadı tuzu olmayan, mayası fazla kaçmış bir çörekle karşılaştım. Hazır bu kadar özlemle yurdumda croissant arayışına girmişken bir tarihçesini de incelemek istedim.

Şekli crescent yani yarım aydan geliyor. Klasik Çağda ay tapılan ve kutsal görülen bir nesne olduğu için çöreği bu şekle sokmaya karar vermişler. Fransız kahvaltısının vazgeçilmezlerinden. 1970'lerde herşeyi fast-food formuna dönüştürmeye çalışan cin fikirliler pişmemiş croissant'ları paketleyerek tüketime sunmuşlar. Hem de sadece sade çörek olarak değil, toz şekerli, ballı, çukulatalı versiyonlarıyla.




Croissant doğumu 1838'lere uzanıyor. 92 numarada rue de Richelieu in Paris,  Boulangerie Viennoise patisserisini açan Avusturyalı topçu subayı August Zang özellikle Viyana spesiyallerinden kipferl'i ile ünlü oluyor. Fransızlar kipferl'in yerli versiyonunu croissant olarak değiştiriyorlar. En son It's Complicated filminde Meryl Streep'in croissant yaptığı sahne kitlenmişti zihnime. Şimdiyse sadece güzel bir tarifin peşindeyim.

10.10


2010'un en ilginç partisi herhalde 10.10.10 olmaya aday. Pazar gününe denk geldiği için düğün,nişan,kutlamasını bugüne alan çok insan vardır. Bu da pek anlam veremediğim bir konudur. Hızlı hızlı dergi sayfaları, bloglar döner ve çarkıfeleğin içinden ne çıkacağı belli olmaz benim için her ay. Sürekli yenilendiğini düşündüğümüz moda ve trendler tarih tekerrürden ibarettirin kanıtlarıdır. Biz geçmişe gidiyoruz, hiç denemediğimiz kıyafetleri, aksesuarları denemeye başlıyoruz fakat halihazırda bunu yaşamış olan nesil yaşlandık mı acaba diye kendini sorgulamaya başlıyor. Konuyu sakız gibi uzatmamalı, fotoğraflarla devam etmeliyiz.



Bu ay Grİstanbul ve yağmura inat bol renk var her yerde. Krem ve beyaz hayata tutunmaya devam ediyor ama sınırsız paletten de nasibini alıyor.



Duvar kağıtları boyanın yerine geçmeye başlıyor. Plastik alışveriş poşetleri örgü, kumaş çantalarla yer değiştiriyor. Zarflarda fotoğraflar yerine küçük kenar süsleri var. Davetiyeler kese kağıdı tonlarında, çiçek böcek desenleri sadece porselenleri sarıyor. Renklerin pastelde kilitlenmesi ise bu ağırlığı kaldırmamızda en güvenilir destekçimiz.

Ayın son haftasının yarısının tatil olması ve pastırma yazının bizi beklediği haberleri kışa hazırlanırken yaz çocuğu olan beni az da olsa motive ediyor.

Film Ekimi 2010



Hala bilet almamış olanlar http://filmekimi.org/programlar.asp 'den programlara bakıp, en çok önerilen Film Ekimi filmlerinden Sofia Coppola'nın Altın Aslan ödüllü Başka Bir Yerde,  Julie Bertucelli'nin filmi The Tree ve Yann Samuel'in 7 yaşında 40 yaşındaki haline mektup yollayan kadının, 33 sene sonra mektubu alıp hayallerinin ve fikirlerinin ne kadar değiştiğini gördüğü ilginç filmi L'ÂGE DE RAISON'a bilet bulabilirler. Kaçırdığım için yine çok pişman olduğum bir seri var bu 1 haftalık festivalde. Şanslı olanlara ise iyi seyirler (:

29 Eylül 2010 Çarşamba

Jan Eleni
























Hani hiç tanımadığınız o yabancı size hangi takımı tuttuğunu söyler ve renkleriniz tutuyorsa aranızda olumlu bir ilk intiba oluşur ya. Krem ve beyaz renkleri baskın tutan her tasarımcı algıda seçiciliğin etkisiyle olsa gerek gözüme hoş görünüyor. Dünyanın diğer ucundan yakalıyorum onu. Portfolyosu benim için kutsal oluyor. Jan Eleni de bunlardan biri.


Anneannesinin göz zevki ve stilinin O'na miras kaldığını düşünen Jan Eleni NYC doğumlu. New York'ta 9th Street'te açtığı küçük dükkanla adını duyurmaya başlamış 90'larda. Sonra editörler, stilistler, ünlüler ve dolayısıyla gelen şöhret. O dükkan büyüyor ve 2004'te çocuk odalarına odaklanarak kendi tarzını oluşturduğu şirketi kuruyor. Bence yaptığı işler gerçekten görmeye değer.

28 Eylül 2010 Salı

27 Eylül 2010 Pazartesi

Lezzetli Fotoğraflar




Pazar günü kendini tamamen dinlenmeye adarsın ve Joy FM / Radio Paradise yayınına kendini bırakırsın ya. Ve kendin yapmadığın bir listede birden en sevdiğin şarkılar çalmaya başlar. Tracy Chapman, "if not now..." diye söze girer, Frank Sinatra "regrets? i had a few.." diye devam eder, Jay Jay Johanson "I could be your friend, I could be your stranger" der, Nina Simone " what destiny holds for me,let me see.." diye bitirir.

Bu şarkılara sabah çift sarılı yumurta, öğlen şeker tadında amasya elmaları, akşamüstü sıcak çukulata ve ufak bezeler eşlik eder. Lezzetli fotoğraflarla yeni haftaya mutlu ve enerji dolu girilir. Ve Eylül 2010'u geri bırakacağımız son 4 gün başlar.

Sınırsız Seramikler


























Ünlü seramik sanatçısı Kathleen Hills'in koleksiyonu sınır tanımayan, ilginç tasarımlarla dolu. Eski ve yeniyi harmanlayan seride en beğendiğim fotoğraftaki şekerlik takımı.


Central St. Martins ve Royal College of Art'ta mezun olan Hills 2002'de kendi şirketini kurarak tasarımlarına devam ediyor.









Tasarımların tümüne bu adresten ulaşabilirsiniz.
http://www.kathleenhills.co.uk/stockists/index.php